kurban.
Kurban Bayramı, dayanışma, paylaşma ve inanç üzerinden anlatılan bir ritüel olarak hatırlanır. Ancak bu ritüelin merkezindeki ölüm, çoğu zaman görünmezleştirilir. Kan temizlenir, bedenler parçalanır, geriye yalnızca geleneğin kabul edilmiş anlatısı kalır.
Bu seri, bayramın görünmez bırakılan yüzüne bakıyor. Kesim alanlarında, insanların gündelik bir iş yaparcasına sürdürdüğü hareketler; bekleyen bedenler, akan kan ve parçalanan yaşamlar aynı kadrajda buluşuyor. Fotoğraflar vahşeti büyütmeye çalışmıyor; aksine onun ne kadar sıradanlaştığını gösteriyor.
On üç fotoğraf boyunca izleyici, yalnızca hayvanların ölümüyle değil, ölüm karşısındaki kolektif kayıtsızlıkla da yüzleşmeye davet ediliyor. Seri, vegan etik perspektifinden şu soruyu ortaya koyuyor: Bir yaşamın sona erişi, gelenek tarafından meşrulaştırıldığında neden artık şiddet olarak görülmez?
Bu çalışma, kurbanı değil, normalleşmiş şiddeti belgeliyor.
Kocaeli, Türkiye, 2026











